Gelişimsel Dil Bozukluğu nedir?
Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık sınıflaması ICD-11, Gelişimsel Dil Bozukluğunu dili edinme, anlama, üretme ya da kullanmada süregen güçlük olarak tanımlar (World Health Organization [WHO], 2025). Tanım konuşma dilini de işaret dilini de kapsar. Güçlük gelişim döneminde, çoğunlukla erken çocuklukta başlar ve iletişimi belirgin biçimde sınırlar. Çocuğun dil becerileri yaşından beklenenin belirgin biçimde altındadır. Güçlük başka bir nörogelişimsel bozukluk, duyusal kayıp ya da nörolojik bir durumla açıklanamaz.
ICD-11'de alt tipler de yer alır. Dil anlama ve ifadenin birlikte etkilendiği tip, ağırlıklı olarak ifadenin etkilendiği tip ve ağırlıklı olarak pragmatik dilin etkilendiği tip bunlardandır. Pragmatik dil, dilin sosyal ortamda amaca uygun kullanılmasıdır.
Terimin geçmişi
Aynı güçlük uzun yıllar "özgül dil bozukluğu" (specific language impairment) adıyla tanımlandı. Geleneksel ölçütler, tanı için sözel olmayan zekâ puanının normal sınırlarda olmasını şart koşuyordu (Norbury vd., 2016). Söz konusu şart, sözel olmayan becerileri daha düşük olan çocukların klinik hizmetlere erişimini sıklıkla kısıtlıyordu. DSM-5 ölçütlerinde bu koşul kaldırıldı. Norbury ve arkadaşlarının çalışmasında sözel olmayan zekâ puanı ortalama ve ortalamanın biraz altında olan çocuklar arasında dil güçlüğünün ağırlığı ve okul başarısı açısından fark bulunmadı.
Terimler konusunda uzun süre uzlaşma olmadı. Bishop (2014), açıklanamayan dil güçlüğü olan çocuklar için kullanılan 132 farklı terim saptadı. Terimlerdeki dağınıklığın karışıklığa yol açtığını, araştırmayı ve uygun hizmete erişimi zorlaştırdığını belirtti. Önerdiği seçeneklerden biri Gelişimsel Dil Bozukluğu terimiydi. ICD-11 bugün bu adı kullanır.
Ne kadar yaygın?
ABD'de anaokuluna devam eden 7.218 çocuğun tarandığı bir çalışmada özgül dil bozukluğu yaygınlığı %7,4 olarak kestirildi (Tomblin vd., 1997). Oran erkeklerde %8, kızlarda %6 idi. Tanı alan çocukların ailelerinden yalnızca %29'u, çocuklarında konuşma ya da dil sorunu olduğunun daha önce kendilerine söylendiğini bildirdi.
İngiltere'de okula yeni başlamış 4–5 yaşındaki çocuklarla yapılan nüfus temelli bir çalışmada dil bozukluğunun toplam yaygınlığı %9,92 bulundu (Norbury vd., 2016). Nedeni bilinmeyen dil bozukluğu için tahmin %7,58 idi. Zihinsel yetersizlik ya da bilinen bir tıbbi tanıyla ilişkili dil güçlüğü için tahmin %2,34 oldu. Yazarlar, okula başlangıçta 30 kişilik her sınıfta yaklaşık 2 çocuğun akademik ilerlemeyi engelleyecek düzeyde dil bozukluğu yaşayacağını belirtir.
Hangi belirtiler görülebilir?
Belirtiler yaşa ve etkilenen dil alanına göre değişir. Gelişimsel Dil Bozukluğu olan bir çocuk konuşuyor olabilir. Güçlük, konuşmanın miktarından çok dilin yapısında ve anlamında ortaya çıkabilir. Tomblin ve arkadaşlarının bulgusunda görüldüğü gibi güçlük çoğu zaman fark edilmeden kalabilir.
Okul öncesi dönemde şunlar görülebilir:
- Sözcük dağarcığının yaşıtlarına göre sınırlı kalması
- Kısa ve basit cümleler kurma, eklerde yaşa göre beklenmeyen hatalar
- Uzun yönergeleri ya da soruları anlamada zorlanma
- Yaşadığı bir olayı sıralı ve anlaşılır biçimde anlatmada güçlük
- Yeni sözcükleri öğrenmede ve hatırlamada yavaşlık
Okul çağında şunlar eklenebilir:
- Ders anlatımını ve karmaşık cümleleri anlamada güçlük
- Okuduğunu anlamada ve yazılı anlatımda zorlanma
- Sözcük bulmada duraksama, "şey" gibi genel sözcükleri sık kullanma
- Sohbete katılmada ve arkadaş ilişkilerinde zorlanma
Norbury vd. (2016) çalışmasında dil bozukluğu olan çocuklarda sosyal, duygusal ve davranışsal sorun belirtileri yaşıtlarına göre daha yüksekti.
Geç konuşma ile Gelişimsel Dil Bozukluğu arasındaki fark
Geç konuşma bir tanı değildir. Küçük yaşta gözlenen ve farklı sonuçlara uzanabilen bir durumdur. Gelişimsel Dil Bozukluğu ise dil güçlüğünün süregen olduğu ve iletişimi belirgin biçimde sınırladığı bir bozukluktur.
Geç konuşan çocukların çoğu 5–7 yaşa kadar dil testlerinde ortalama aralığa ulaşır (Rescorla, 2011). Buna karşın grup olarak ergenliğe kadar pek çok dil ölçümünde yaşıtlarından düşük puan alırlar. Rescorla, geç konuşan çocuklarla yaşıtları arasındaki farkı keskin bir ayrımdan çok bir süreklilik üzerindeki derece farkı olarak yorumlar.
Bir ikiz çalışmasında 2 yaşında sözcük dağarcığı en alt %10'da olan çocuklar izlendi. Güçlük 3 yaşında bu çocukların %44,1'inde, 4 yaşında %40,2'sinde sürdü (Dale vd., 2003). Araştırmacılar, 2 yaş bilgisinin kimin güçlüğünün süreceğini klinik açıdan yeterli doğrulukta göstermediğini bildirdi.
Geç konuşan her çocuk Gelişimsel Dil Bozukluğu tanısı almaz. Güçlükleri okul öncesi yıllarda süren çocuklarda ise bu açıdan değerlendirme düşünülebilir. Konunun ayrıntıları geç konuşma ne zaman sorun olarak değerlendirilir yazısında ve Gecikmiş Dil ve Konuşma sayfasında anlatılır.
Okul çağı ve akademik beceriler
Dil, okulda öğrenmenin temel aracıdır. Ders anlatımını izlemek, okuduğunu anlamak ve yazılı anlatım dil becerilerine dayanır.
Anaokulunda dil bozukluğu saptanan çocuklar 2. ve 4. sınıfa kadar izlendiğinde okuma güçlüğü açısından yüksek risk taşıdıkları görüldü (Catts vd., 2002). Konuşma dili becerileri zamanla gelişen çocukların okuma sonuçları, dil güçlüğü sürenlere göre daha iyiydi. Norbury vd. (2016) çalışmasında da dil bozukluğu olan çocukların %88'i okulda beklenen akademik ilerlemeyi gösteremedi.
Dil ile okuma arasındaki ilişki Okuma-Yazma Güçlükleri sayfasında ayrıca ele alınır.
Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?
Aşağıdaki durumlarda bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir:
- Okul öncesi çocuğun cümleleri yaşıtlarına göre belirgin biçimde kısa ve basitse
- Yönergeleri ve soruları anlamada süregen güçlük varsa
- Geç konuşma öyküsü olan çocukta güçlükler okul öncesi son yıllarda sürüyorsa
- Öğretmen, çocuğun ders anlatımını izlemekte ya da kendini ifade etmekte zorlandığını belirtiyorsa
- Okuma, okuduğunu anlama ya da yazılı anlatımda süregen güçlük görülüyorsa
Değerlendirme nasıl ilerler?
Dil ve konuşma terapisti öyküyü alır ve dilin farklı alanlarını ayrı ayrı inceler. Sözcük dağarcığı, dilbilgisi, dil anlama, anlatı ve dilin sosyal kullanımı değerlendirilir. Standart testlerin yanında çocuğun kendiliğinden konuşmasından alınan dil örneği de incelenir. Mümkün olduğunda Türkçe konuşan çocuklar için geliştirilmiş ve normları çıkarılmış testler kullanılır. Okul çağındaki çocuklarda okuma ve yazmanın dil temelli bileşenlerine de bakılır.
Tanım, güçlüğün başka bir durumla açıklanamamasını gerektirir. İşitme kaybını dışlamak için odyolojik değerlendirme yapılır. Otizm, zihinsel yetersizlik ya da nörolojik bir durumdan şüphelenildiğinde çocuk ve ergen psikiyatrisi ya da çocuk nörolojisi uzmanının değerlendirmesi gerekir. Söz konusu tanıları hekim koyar.
Terapi sürecinde neler yapılır?
Terapi, değerlendirmede ortaya çıkan güçlü ve zayıf yönlere göre planlanır. Okul öncesinde aile katılımı çalışmanın önemli bir parçasıdır. Ebeveynlerin uyguladığı dil müdahalelerini inceleyen bir meta-analizde, 18–60 aylık dil güçlüğü olan çocuklarda anlama ve ifade becerilerinde olumlu etkiler bildirildi (Roberts ve Kaiser, 2011).
Terapide çocuğun profiline göre şu hedefler seçilebilir:
- Sözcük dağarcığını ve sözcükler arasındaki anlam ilişkilerini genişletmek
- Yaşa uygun dilbilgisi yapılarını, ekleri ve cümle türlerini kullanmayı desteklemek
- Dinlediğini anlama ve yönerge izleme becerilerini çalışmak
- Olay anlatma ve öykü kurma becerilerini geliştirmek
- Sohbet başlatma, sürdürme ve sıra alma gibi sosyal dil becerilerini desteklemek
Okul çağında ders içeriğindeki sözcükler ve metinler çalışmaya dâhil edilebilir. Öğretmenle bilgi paylaşımı, sınıfta kullanılabilecek yolların belirlenmesine yardım eder. Terapinin süresi ve sıklığı çocuğun profiline göre belirlenir ve düzenli aralıklarla yeniden gözden geçirilir.
Bilgi Merkezi'nden ilgili yazılar
İlgili çalışma alanları
Kaynaklar
- Bishop, D. V. M. (2014). Ten questions about terminology for children with unexplained language problems. International Journal of Language & Communication Disorders, 49(4), 381–415. https://doi.org/10.1111/1460-6984.12101
- Catts, H. W., Fey, M. E., Tomblin, J. B., & Zhang, X. (2002). A longitudinal investigation of reading outcomes in children with language impairments. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 45(6), 1142–1157. https://doi.org/10.1044/1092-4388(2002/093)
- Dale, P. S., Price, T. S., Bishop, D. V. M., & Plomin, R. (2003). Outcomes of early language delay: I. Predicting persistent and transient language difficulties at 3 and 4 years. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 46(3), 544–560. https://doi.org/10.1044/1092-4388(2003/044)
- Norbury, C. F., Gooch, D., Wray, C., Baird, G., Charman, T., Simonoff, E., Vamvakas, G., & Pickles, A. (2016). The impact of nonverbal ability on prevalence and clinical presentation of language disorder: Evidence from a population study. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 57(11), 1247–1257. https://doi.org/10.1111/jcpp.12573
- Rescorla, L. (2011). Late talkers: Do good predictors of outcome exist? Developmental Disabilities Research Reviews, 17(2), 141–150. https://doi.org/10.1002/ddrr.1108
- Roberts, M. Y., & Kaiser, A. P. (2011). The effectiveness of parent-implemented language interventions: A meta-analysis. American Journal of Speech-Language Pathology, 20(3), 180–199. https://doi.org/10.1044/1058-0360(2011/10-0055)
- Tomblin, J. B., Records, N. L., Buckwalter, P., Zhang, X., Smith, E., & O'Brien, M. (1997). Prevalence of specific language impairment in kindergarten children. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 40(6), 1245–1260. https://doi.org/10.1044/jslhr.4006.1245
- World Health Organization. (2025). 6A01.2 Developmental language disorder. In International classification of diseases for mortality and morbidity statistics (11th rev., Version 2025-01). https://icd.who.int/browse/2025-01/mms/en#862918022
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .