Kekemelik nedir?
Kekemelik, konuşmanın akışının istemsiz kesintilerle bozulmasıdır. Kekemelikte sık görülen akıcısızlıklar şunlardır (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA], t.y.):
- Tek heceli kelimelerin bütün olarak tekrar edilmesi, örneğin "ben ben ben"
- Ses ya da hece tekrarları, örneğin "ka ka kalem"
- Seslerin uzatılması, örneğin "sssabah"
- Takılmalar, yani sesin bir süre hiç çıkmaması
- Kelimelerin aşırı gerginlik ve zorlanmayla söylenmesi
Kekemelik yalnızca dışarıdan duyulan akıcısızlıklardan oluşmaz. Kişinin konuşmaya dair duyguları, düşünceleri ve bazı konuşma ortamlarından kaçınması da kekemelik deneyiminin parçasıdır (ASHA, t.y.). Değerlendirme ve terapi, konuşmanın yanında kişinin iletişim deneyimini de ele alır.
Gelişimsel kekemelik
En sık görülen tür gelişimsel kekemeliktir ve çocuklukta başlar. Yairi ve Ambrose (2013), kekemeliğe başlama riskinin büyük bölümünün 5 yaşa kadar geçtiğini bildirir. Derlemede aktarılan boylamsal veride başlangıçların %95'i 48 aya kadar gerçekleşmiştir.
Aynı derlemeye göre yaşamın bir döneminde kekemelik yaşayanların oranı, sık aktarılan %5'ten yüksek görünmektedir. Belirli bir anda kekeleyenlerin oranı ise %1'in altında kalabilir. İki oran arasındaki fark, kekemeliğe başlayan çocukların önemli bir kısmının kendiliğinden iyileşmesiyle ilişkilidir. Derlemede tablo hâlinde verilen 21. yüzyıl çalışmalarında doğal iyileşme oranları %50 ile %94 arasında değişir. Yüksek oranlar her çocuğun kendiliğinden iyileşeceği anlamına gelmez. Konunun ayrıntıları kekemeliğin kendiliğinden geçip geçmediğini ele alan yazıda yer alıyor.
Yetişkinlerde kekemelik erkeklerde kadınlara göre en az 4 kat daha sık görülür. Başlangıca yakın dönemdeki küçük çocuklarda ise bu fark belirgin biçimde daha azdır (Yairi ve Ambrose, 2013). Kekemeliğin nedenlerine ilişkin bilgiler çocuklarda kekemeliğin neden ortaya çıktığını anlatan yazıda bulunuyor.
Edinilmiş kekemelik
Edinilmiş kekemelik, daha önce akıcı konuşan bir kişide sonradan başlayan kekemeliktir. Nörojenik ve psikojenik olmak üzere iki biçimde ele alınır.
Nörojenik kekemelik inme, travmatik beyin hasarı ya da başka nörolojik olaylardan sonra ortaya çıkabilir (Lundgren vd., 2010). İnme geçiren 319 kişinin izlendiği bir çalışmada 17 kişi (%5,3) nörojenik kekemelik ölçütlerini karşıladı (Theys vd., 2011). Alanyazında sık aktarılan özellikler şunlardır (Lundgren vd., 2010):
- Akıcısızlıklar "ve", "ile" gibi dilbilgisel kelimelerde de içerik kelimelerindeki kadar sık görülür.
- Tekrar, uzatma ve takılmalar kelimenin her konumunda ortaya çıkabilir.
- Akıcısızlıklar farklı konuşma görevlerinde benzer biçimde sürer.
- Kişi kekemelik konusunda belirgin bir kaygı göstermeyebilir.
- Yüz buruşturma, göz kırpma gibi eşlik eden davranışlar seyrektir.
- Aynı metin tekrar okundukça akıcısızlıkların azalması beklenmez.
Her kişide bu özelliklerin hepsi görülmez. Psikojenik kekemelik ise psikolojik travma ya da yoğun stres sonrasında başlayan kekemelik olarak tanımlanır. Lundgren vd. (2010), iki türün yalnızca konuşma özelliklerine bakılarak ayırt edilmesinin güvenilir olmadığını belirtir. Terapiye hızlı ve olumlu yanıt, psikojenik türü ayırmada en belirleyici özellik olarak öne çıkmıştır.
Konuşma aniden bozulduysa ve buna yüzde kayma, kolda ya da bacakta güçsüzlük, söyleneni anlayamama gibi belirtiler eşlik ediyorsa inme düşünülmelidir. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.
Hangi belirtiler görülebilir?
Yukarıda sayılan akıcısızlıkların yanında kekemeliğe başka davranışlar ve duygular da eşlik edebilir.
Konuşmaya eşlik eden davranışlar
ASHA (t.y.), kekemeliğe eşlik edebilen davranışlara şu örnekleri verir:
- Baş sallama, ayağı yere vurma, yumruk sıkma gibi beden hareketleri
- Göz kırpma, çeneyi sıkma gibi yüz hareketleri
- Boğaz temizleme gibi beklenmedik sesler
Duygular ve kaçınma
- Takılacağını düşündüğü kelimeyi başka bir kelimeyle değiştirmek
- Telefonla konuşmak, derste söz almak ya da sipariş vermek gibi durumlardan kaçınmak
- Konuşmadan önce ve konuşurken kaygı ya da utanç hissetmek
- Konuşmasına ve kendisine dair olumsuz düşünceler geliştirmek
Kekeleyen yetişkinlerde sosyal kaygı bozukluğunun yüksek oranda görüldüğü bildirilmiştir (Iverach ve Rapee, 2014). Kaygı günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlıyorsa dil ve konuşma terapistiyle ruh sağlığı uzmanının birlikte çalışması önerilir. Sosyal kaygı bozukluğu tanısını ruh sağlığı alanındaki uzman koyar.
Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?
Okul öncesi dönemde bazı akıcısızlıklar olağan dil gelişiminin parçası olabilir. Bu konu 3 yaşında kekemeliğin normal olup olmadığını ele alan yazıda ayrıntılı anlatılıyor. Aşağıdaki durumlarda bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir:
- Ses ya da hece tekrarları, uzatmalar ya da takılmalar sık görülüyorsa
- Konuşurken gerginlik, göz kırpma ya da yüz buruşturma gibi davranışlar ortaya çıktıysa
- Çocuk konuşmaktan kaçınıyor ya da konuşmasından yakınıyorsa
- Aylar geçtiği hâlde akıcısızlıklarda azalma görülmüyorsa
- Kekemelik okul, iş ya da sosyal yaşamı kısıtlıyorsa
- Yetişkinlikte daha önce olmayan bir kekemelik başladıysa
Değerlendirme nasıl ilerler?
Dil ve konuşma terapisti önce kekemeliğin ne zaman başladığını, nasıl seyrettiğini ve ailede benzer bir öykü olup olmadığını öğrenir. Farklı ortamlardan konuşma örnekleri alınır. Akıcısızlıkların türü, sıklığı ve eşlik eden davranışlar incelenir. Terapistin kişinin takılma öncesinde, sırasında ve sonrasında neler hissettiğini anlamaya çalışması da değerlendirmenin parçasıdır (ASHA, t.y.).
Değerlendirmenin odağı yaşa göre değişir (ASHA, t.y.):
- Okul öncesi çocuklarda akıcısızlıkların olağan gelişim mi yoksa kekemelik mi olduğu araştırılır. Risk etkenleri gözden geçirilir ve çocuğun izlenmesi mi terapiye başlanması mı gerektiğine karar verilir.
- Okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde kekemeliğin okul yaşamına, iletişime ve yaşam kalitesine etkisi ele alınır.
- Yetişkinlerde kekemeliğin boyutu ve etkisi, terapiden beklenen yarar ve kişinin motivasyonu değerlendirilir.
Dil gelişimi, konuşma sesleri ve hızlı bozuk konuşmaya ait bulgulara da bakılır. Yetişkinlikte sonradan başlayan kekemelikte altta yatan nedeni hekim araştırır. Nörolojik bir neden düşünüldüğünde nöroloji değerlendirmesi, psikolojik bir süreç düşünüldüğünde ruh sağlığı değerlendirmesi gerekir.
Terapi sürecinde neler yapılır?
Terapi kişinin yaşına, kekemeliğin özelliklerine ve kişinin hedeflerine göre planlanır. ASHA (t.y.), terapide kullanılan başlıca yaklaşımları şöyle sıralar:
- Okul öncesi dönemde aile katılımı temel kabul edilir. Dolaylı çalışmalarda aileyle birlikte iletişim ortamında değişiklikler yapılır, örneğin konuşma hızı yavaşlatılır. Doğrudan çalışmalarda çocuğun konuşması üzerinde durulur.
- Akıcılığı biçimlendirmeye yönelik yaklaşımlarda yumuşak ses başlangıcı, sesleri hafif temasla üretme, sürekli seslendirme ve hız kontrolü gibi teknikler çalışılır.
- Kekemeliği değiştirmeye yönelik yaklaşımlar takılma anındaki fiziksel gerginliği ve zorlanmayı azaltmayı hedefler. Kişi kekemeliğini tanır, ona karşı duyarlılığını azaltır ve takılmalarını daha rahat biçimde değiştirmeyi öğrenir.
- Bilişsel davranışçı yaklaşımlarda konuşmaya dair olumsuz düşünce örüntülerini fark etmek ve sorgulamak üzerinde çalışılır.
Kekemelikte sosyal kaygının bilişsel davranışçı terapiyle ele alınmasının etkililiği için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu belirtilir (Iverach ve Rapee, 2014). Terapinin hedefi yalnızca akıcısızlıkları azaltmak değildir. Kişinin iletişimde kendini etkili hissetmesi ve konuşmak istediği durumlarda konuşabilmesi de hedefler arasında yer alır.
Aileler için
Çocuk kekelediğinde sözünü tamamlamak, "yavaş konuş" ya da "nefes al" demek yerine sakin biçimde sözünü bitirmesini beklemek önerilir. Çocuğun ne söylediğine ilgi göstermek, nasıl söylediğine odaklanmaktan daha destekleyicidir. Evde iletişimi kolaylaştıran diğer öneriler kekeleyen bir çocukla aile nasıl konuşmalı yazısında toplanmıştır.
Bilgi Merkezi'nden ilgili yazılar
- Çocuklarda kekemelik neden olur?Çocuklarda kekemeliğin nedenleri: genetik yatkınlık, beyindeki konuşma ağları ve dil gelişimi. Aile tutumu, taklit ve korkuyla ilgili yanlış inanışlar.
- 3 yaşında kekemelik normal mi?3 yaş çevresinde konuşmada takılmalar sık görülür. Olağan akıcısızlık ile kekemeliğin nasıl ayrıldığı ve hangi durumlarda değerlendirme düşünülebileceği.
- Kekemelik kendiliğinden geçer mi?Okul öncesinde başlayan kekemeliğin önemli bir bölümü zamanla kaybolur. İyileşme oranları, ne kadar sürdüğü ve sürme riskini artıran etkenler.
- Kekeleyen bir çocukla aile nasıl konuşmalı?Kekeleyen çocukla konuşurken neler yardımcı olabilir? “Yavaş konuş”, “nefes al” gibi uyarıların neden önerilmediği ve kanıtın sınırları.
İlgili çalışma alanları
Kaynaklar
- American Speech-Language-Hearing Association. (t.y.). Stuttering, cluttering, and fluency [Practice portal]. https://www.asha.org/practice-portal/clinical-topics/fluency-disorders/
- Iverach, L., & Rapee, R. M. (2014). Social anxiety disorder and stuttering: Current status and future directions. Journal of Fluency Disorders, 40, 69–82. https://doi.org/10.1016/j.jfludis.2013.08.003
- Lundgren, K., Helm-Estabrooks, N., & Klein, R. (2010). Stuttering following acquired brain damage: A review of the literature. Journal of Neurolinguistics, 23(5), 447–454. https://doi.org/10.1016/j.jneuroling.2009.08.008
- Theys, C., van Wieringen, A., Sunaert, S., Thijs, V., & De Nil, L. F. (2011). A one year prospective study of neurogenic stuttering following stroke: Incidence and co-occurring disorders. Journal of Communication Disorders, 44(6), 678–687. https://doi.org/10.1016/j.jcomdis.2011.06.001
- Yairi, E., & Ambrose, N. (2013). Epidemiology of stuttering: 21st century advances. Journal of Fluency Disorders, 38(2), 66–87. https://doi.org/10.1016/j.jfludis.2012.11.002
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .