3 yaş çevresinde duraksama, “ııı” deme ya da sözcük öbeği tekrarı gibi akıcısızlıklar gelişimin olağan bir parçasıdır. Ses ve hece tekrarları, uzatmalar, bloklar ve gerginlik ise kekemeliğe daha özgüdür. Kekemelik de en sık bu yaşlarda başlar ve ayrım bir değerlendirmeyle yapılır.
Çocuklar 3 yaş çevresinde kısa sözcük birleşimlerinden daha uzun ve karmaşık cümlelere geçer. Ne söyleyeceğini planlarken duraksayabilir, “ııı” diyebilir ya da bir sözcüğü yineleyebilir. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği'nin (ASHA) klinik rehberine göre herkes zaman zaman akıcısız konuşur (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA], t.y.). Aileyi düşündüren soru, takılmaların olağan gelişimin parçası mı yoksa kekemeliğin başlangıcı mı olduğudur.
Olağan akıcısızlıkta neler görülür?
Birleşik Krallık Kraliyet Dil ve Konuşma Terapistleri Koleji (RCSLT), dil becerileri hızla gelişen çocukların çoğunda bir miktar akıcısızlık olduğunu belirtir. Çocuk ne söyleyeceğini planlarken duraksayabilir ya da bir sözcüğü tekrarlayabilir (Royal College of Speech and Language Therapists [RCSLT], t.y.). ASHA da olağan akıcısızlıklar arasında şunları sayar:
- konuşurken duraksama,
- “ııı”, “şey” gibi dolgu sesleri ya da sözcükleri,
- bir sözcüğü ya da sözcük öbeğini yineleme (“annem annem geldi”, “ben de ben de gelmek istiyorum”).
RCSLT, kekemeliği bu olağan akıcısızlıklardan ayırırken hece ya da ses tekrarlarını, ses uzatmalarını ve blokları örnek gösterir (RCSLT, t.y.).
Kekemelikte daha sık görülen takılmalar
ASHA, başkalarının fark edebildiği kekemelik belirtilerini şöyle sıralar (ASHA, t.y.):
- ses ya da hece tekrarı (“b-b-balon”, “ba-ba-balon”),
- tek heceli sözcüklerin tekrarı (“su-su-su istiyorum”),
- vurgu amacı olmadan bir sesi uzatma (“sssssu”),
- blok: sesin çıkmadığı sessiz duraklamalar ya da sese başlayamama,
- sözcüğü aşırı bedensel gerginlik ya da zorlanmayla söyleme.
Bazı çocuklarda takılma anına göz kırpma ya da baş sallama gibi davranışlar eşlik edebilir. ASHA'ya göre kekemelik yalnızca duyulan takılmalardan ibaret değildir. Kişinin konuşmasına ilişkin olumsuz duyguları ve çevredekilerin olumsuz tepkileri de tabloya katılabilir (ASHA, t.y.).
Tek heceli sözcük tekrarı iki liste arasında sınırda kalabilir. Ayrımda tekrarın kaç kez yinelendiği ve ne kadar hızlı olduğu da önemlidir. Yairi ve Ambrose'un (2013) derlemesine göre kekeleyen çocuklar bir takılmada sesi ya da sözcüğü daha çok kez tekrarlar. Derlemede aktarılan akustik bir çözümlemede, kekeleyen çocukların tek heceli sözcük tekrarları akıcı konuşan çocuklarınkinden yaklaşık üç kat hızlıydı. Çok heceli sözcük tekrarları ise kekemeliğin başladığı dönemde çok az görülüyordu.
Ambrose ve Yairi (1999), kekemeliği başlayalı en fazla 6 ay olan 2–5 yaş arası 90 çocuğu akıcı konuşan 54 yaşıtıyla karşılaştırdı. Kekemeliğe özgü akıcısızlıklar iki grup arasında belirgin biçimde farklıydı. Diğer akıcısızlık türlerinde ise anlamlı fark bulunmadı. Yazarlara göre kekemelik, en erken evresinde bile olağan akıcısızlıktan hem nitelik hem nicelik bakımından ayrılır.
Ayrım neden yalnızca ev gözlemiyle yapılmaz?
Araştırmalardaki farklar grup ortalamalarına dayanır. Tek bir çocukta kekemeliğin sıklığı, süresi ve gerginliği günden güne ve konuşma ortamına göre değişebilir (ASHA, t.y.). ASHA'ya göre akıcısızlıkların önce belirginleşip haftalar ya da aylarca kaybolmuş gibi görünmesi, sonra geri dönmesi de olağandışı değildir. Birkaç günlük gözlem çocuğun genel tablosunu yansıtmayabilir.
Klinik değerlendirmede çocuğun farklı ortamlardaki konuşma örnekleri incelenir. Gelişim ve aile öyküsü, çocuğun takılmalara verdiği tepki ve dil becerileri de birlikte ele alınır.
3 yaş çevresinde başlama ne kadar yaygın?
Avustralya'da 8 aylıktan itibaren izlenen 1619 çocuktan oluşan bir kohortta, 3 yaşına kadar kekemeliği başlayan çocukların oranı %8,5 bulundu. Kekemelik bu çocukların %49,6'sında 1–3 gün içinde aniden başlamıştı (Reilly vd., 2009). Aynı kohortta oran 4 yaşında %11,2'ye ulaştı (Reilly vd., 2013).
Yairi ve Ambrose (2013), bu yüzyılda yapılan çalışmalarda ortalama başlama yaşının yaklaşık 33 ay olduğunu bildirir. Derlemede aktarılan kendi izlem verilerinde başlangıçların yaklaşık %60'ı 24–35 aylar arasında gerçekleşmişti. Başlangıçların %95'i ise 48 aya kadar olmuştu. RCSLT'ye göre de kekemelik çoğunlukla 2 ile 4 yaş arasında başlar, bazen daha ileri bir yaşta ortaya çıkar (RCSLT, t.y.).
Reilly vd. (2009), 3 yaşına kadar kekemelik başlamasının olağandışı olmadığını belirtir. Araştırmacılara göre başlangıç, dil gelişimindeki hızlı ilerlemeyle ilişkili görünür. Aynı kohortta 4 yaşında kekeleyen çocukların dil ve sözel olmayan bilişsel puanları yaşıtlarından yüksekti. Kekemelik başladıktan sonraki ilk yılda olumsuz etkiler genel tablo değildi (Reilly vd., 2013).
Yaygın olması beklemek için yeterli mi?
RCSLT'ye göre kekelemeye başlayan her beş çocuktan dördü yetişkinlikte kekelemez (RCSLT, t.y.). Kekemeliğin kaybolması ise çoğu zaman aylar ya da yıllar alır. Reilly vd.'nin (2013) kohortunda kekemeliği başlayan 142 çocuktan yalnızca 9'u (%6,3) ilk 12 ay içinde iyileşti. İyileşme oranları ve sürme riskini artıran etkenler kekemeliğin kendiliğinden geçip geçmediğini ele alan yazıda ayrıntılı anlatılıyor.
Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir:
- takılmalar çoğunlukla ses ya da hece tekrarı, ses uzatma ya da blok biçimindeyse,
- çocuk konuşurken zorlanıyor, yüzünde ya da bedeninde gerginlik görülüyorsa,
- çocuk takılmalarını fark edip üzülüyor ya da konuşmaktan kaçınıyorsa,
- ailede kekemelik öyküsü varsa,
- dil ya da konuşma sesleri gelişimiyle ilgili başka kaygılar da varsa,
- aile olarak çocuğun konuşmasından kaygı duyuyorsanız.
Değerlendirme her zaman hemen terapiye başlamak anlamına gelmez. ASHA'ya göre okul öncesi çocukta değerlendirmenin temel sorularından biri, izlem mi yoksa terapi mi önerileceğidir (ASHA, t.y.). Kekemeliğin olası nedenleri ayrı bir yazıda, değerlendirme ve terapi süreci kekemelik sayfasında anlatılıyor.
İlgili yazılar
- Çocuklarda kekemelik neden olur?Çocuklarda kekemeliğin nedenleri: genetik yatkınlık, beyindeki konuşma ağları ve dil gelişimi. Aile tutumu, taklit ve korkuyla ilgili yanlış inanışlar.
- Kekemelik kendiliğinden geçer mi?Okul öncesinde başlayan kekemeliğin önemli bir bölümü zamanla kaybolur. İyileşme oranları, ne kadar sürdüğü ve sürme riskini artıran etkenler.
- Kekeleyen bir çocukla aile nasıl konuşmalı?Kekeleyen çocukla konuşurken neler yardımcı olabilir? “Yavaş konuş”, “nefes al” gibi uyarıların neden önerilmediği ve kanıtın sınırları.
Kaynaklar
- Ambrose, N. G., & Yairi, E. (1999). Normative disfluency data for early childhood stuttering. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 42(4), 895–909. https://doi.org/10.1044/jslhr.4204.895
- American Speech-Language-Hearing Association. (t.y.). Stuttering, cluttering, and fluency [Practice portal]. https://www.asha.org/practice-portal/clinical-topics/fluency-disorders/
- Reilly, S., Onslow, M., Packman, A., Wake, M., Bavin, E. L., Prior, M., Eadie, P., Cini, E., Bolzonello, C., & Ukoumunne, O. C. (2009). Predicting stuttering onset by the age of 3 years: A prospective, community cohort study. Pediatrics, 123(1), 270–277. https://doi.org/10.1542/peds.2007-3219
- Reilly, S., Onslow, M., Packman, A., Cini, E., Conway, L., Ukoumunne, O. C., Bavin, E. L., Prior, M., Eadie, P., Block, S., & Wake, M. (2013). Natural history of stuttering to 4 years of age: A prospective community-based study. Pediatrics, 132(3), 460–467. https://doi.org/10.1542/peds.2012-3067
- Royal College of Speech and Language Therapists. (t.y.). Stammering overview. https://www.rcslt.org/speech-and-language-therapy/clinical-information/stammering/
- Yairi, E., & Ambrose, N. (2013). Epidemiology of stuttering: 21st century advances. Journal of Fluency Disorders, 38(2), 66–87. https://doi.org/10.1016/j.jfludis.2012.11.002
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Hacettepe Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunu. Yüksek lisansını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde tamamladı, İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde doktora eğitimini sürdürüyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .