İçeriğe geç
Liya Psikolojik Danışmanlık Merkezi · Ümitköy, Çankaya / Ankara Yüz yüze ve online görüşme 0530 948 55 32
Mete Orçun Bayrakdar Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Akıcılık ve kekemelik

Çocuklarda kekemelik neden olur?

Mete Orçun Bayrakdar, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti 4 dakikalık okuma

Kısa yanıt

Kekemeliğin tek bir nedeni yoktur. Araştırmalar, genetik yatkınlığın ve konuşmayı yöneten beyin ağlarındaki farklılıkların birlikte etkili olduğunu gösteriyor. Ebeveynlik tarzı ya da kaygı kekemeliğe neden olmaz ve kekemeliğin taklitle edinildiğini gösteren bir kanıt da bulunmamıştır.

Gelişimsel kekemelik, çoğunlukla okul öncesi yıllarda başlayan bir akıcılık bozukluğudur. Konuşmada ses ya da hece tekrarları ve sesleri uzatma görülür. Sesin takılıp hiç çıkmadığı anlar da olur ve bunlara blok denir. Aileler çoğu zaman önce kekemeliğin neden başladığını sorar.

Smith ve Weber (2017), kekemeliği nörogelişimsel bir bozukluk olarak tanımlar. Nörogelişimsel terimi, sorunun beynin gelişim süreciyle ilişkili olduğunu anlatır. Yazarlara göre kekemelik, konuşma, dil ve duygu işlevlerini destekleyen beyin ağlarının hızla geliştiği dönemde başlar. Kekemeliğin gidişini dil becerileri ve duygusal etkenler de biçimlendirir.

Genetik yatkınlık

Kekemelik bazı ailelerde daha sık görülür. Aile bireyleri hem genleri hem de ev ortamını paylaştığı için bu gözlem tek başına yeterli değildir. Araştırmacılar iki etkeni ayırmak için ikiz ve evlat edinme çalışmalarından yararlanır.

Frigerio-Domingues ve Drayna (2017), son 40 yılda yayımlanan dokuz ikiz çalışmasını derledi. Tek yumurta ikizlerinde iki kardeşin birlikte kekelemesi, çift yumurta ikizlerine göre tutarlı biçimde daha sıktır. Kalıtım tahminleri çalışmalar arasında değişse de birçoğu 0,80'in üzerindedir. Tek yumurta ikizlerinde bile bu uyum tam değildir. Yazarlara göre genler kekemeliğin tamamını açıklamaz ve bazı olgular kalıtsal olmayan nedenlere bağlıdır.

Genetik araştırmalar kekemelikle ilişkili bazı gen değişikliklerini de ortaya koymuştur. Aynı derlemeye göre bugüne kadar tanımlanan genlerin hepsi hücre içindeki taşıma süreçleriyle ilgilidir.

Beyindeki konuşma ağları

Beyin görüntüleme çalışmaları, kekeleyen ve kekelemeyen çocuklar arasında bazı farklar bildirmektedir. Chang vd.'nin (2019) derlemesine göre kekeleyen çocuklarda sol yarımküredeki konuşma-motor bölgelerinde farklılıklar görülmüştür. Bu bölgeleri birbirine bağlayan beyaz madde yollarında da farklılık bildirilmiştir. Beyaz madde, beyin bölgeleri arasındaki iletişimi taşıyan sinir lifi demetlerinden oluşur. Derleme, konuşma hareketlerinin başlatılması ve zamanlanmasında görev alan bazal ganglion-korteks devrelerine de dikkat çeker.

Birleşik Krallık'ın ulusal sağlık hizmeti NHS'nin aileler için hazırladığı bilgilendirme de benzer bir çerçeve çizer. Konuşma, beynin farklı bölgeleri ile konuşma kasları arasında uyumlu bir iletişim gerektirir. Gelişmekte olan bu sistemin bazı bölümleri yeterince eşgüdümlü çalışmadığında tekrarlar ve takılmalar ortaya çıkabilir. NHS'ye göre takılmalar özellikle çocuğun anlatacak çok şeyi olduğunda, heyecanlandığında ya da baskı hissettiğinde belirginleşir (National Health Service [NHS], 2023).

Dil gelişimi ve başlangıç dönemi

Kekemelik çoğunlukla çocuğun sözcükleri birleştirmeye başladığı yıllarda ortaya çıkar. Avustralya'da 8 aylıktan itibaren izlenen 1619 çocuktan oluşan bir kohortta, kekemelik başladığında çocukların %97,1'i sözcük birleştirerek konuşuyordu (Reilly vd., 2009). Başlangıç çocukların %49,6'sında 1–3 gün içinde aniden oldu. Sözcük dağarcığı 2 yaşında daha geniş olan çocuklarda kekemeliğin başlaması daha sıktı. Araştırmacılar, başlangıcın dil gelişimindeki hızlı ilerlemeyle ilişkili göründüğünü belirtti.

Çevrenin rolü daha dolaylıdır. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği'nin (ASHA) klinik rehberine göre çevresel etkenler ve konuşma talepleri akıcısızlığı artırabilir. Aile içi dinamikler, hızlı bir yaşam temposu, stres ve kaygı bu etkenler arasında sayılır (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA], t.y.). Akıcısızlığı artırmak ile kekemeliği başlatmak aynı şey değildir.

Yaygın yanlış inanışlar

“Ailenin tutumundan kaynaklanır”

ASHA, duygusal sorunların ve ebeveynlik tarzının kekemeliğe neden olmadığını açıkça belirtir (ASHA, t.y.). Reilly vd.'nin (2009) çalışmasında da 3 yaşına kadar başlayan kekemelik sosyal ve çevresel etkenlerle ilişkili bulunmadı. Ailenin çocukla konuşma biçimi yine de önemsiz değildir. Gündelik konuşmada nelerin yardımcı olabileceği ve bu önerilerin kanıt düzeyi kekeleyen çocukla konuşmayı ele alan yazıda anlatılıyor.

“Taklitten olur”

Kekeleyen bir ebeveyni olan çocukta kekemelik görülünce taklit akla gelebilir. Evlat edinme çalışmaları bu soruyu inceler, çünkü bu çocuklar genlerini paylaşmadıkları bir ailede büyür. Frigerio-Domingues ve Drayna'nın (2017) aktardığı bir çalışmada, kekeleyen ebeveynlerce evlat edinilen çocuklarda kekemeliğin daha sık görüldüğüne dair kanıt bulunamadı. Derleme yazarlarına göre bu çalışmaların istatistiksel sınırlılıkları vardır. Yine de bulgular, çocukların kekemeliği kekeleyen ebeveynlerini dinleyerek edindiği görüşüyle çelişme eğilimindedir.

“Korkudan ya da kaygıdan olur”

Birleşik Krallık Kraliyet Dil ve Konuşma Terapistleri Koleji (RCSLT), kekemeliğin kaygıdan kaynaklanmadığını belirtir. Aynı kaynağa göre stresli ortamlar konuşma üzerindeki yükü artırabilir. Sabırsız davranmak ya da kişiyi acele ettirmek o anda daha fazla takılmaya yol açabilir (Royal College of Speech and Language Therapists [RCSLT], t.y.). Reilly vd.'nin (2009) çalışmasında kekemelik başlamadan önce ölçülen utangaçlık ve içe kapanıklık da başlangıçla ilişkili çıkmadı.

Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?

Nedenleri bilmek, bir çocukta kekemeliğin nasıl seyredeceğini tek başına göstermez. ASHA, akıcısızlıkla birlikte aşağıdakilerden bir ya da birkaçı görüldüğünde dil ve konuşma terapistine yönlendirmeyi önerir (ASHA, t.y.):

  • ailede kekemelik öyküsü,
  • ailenin ya da çocuğun akıcısızlık konusunda kaygı duyması,
  • çocuğun takılmalarına karşı olumsuz duygu, düşünce ya da davranışlar göstermesi,
  • çevredekilerin çocuğun konuşmasına uygunsuz tepkiler vermesi,
  • konuşurken bedensel gerginlik ya da göz kırpma, baş sallama gibi eşlik eden davranışlar,
  • çocuğun anlatmak istediğini iletmekte zorlanması,
  • başka konuşma ya da dil kaygılarının bulunması.

Olağan akıcısızlıkların kekemelikten nasıl ayrıldığı 3 yaşında kekemeliği ele alan yazıda anlatılıyor. Değerlendirme ve terapi süreci için kekemelik sayfasına bakılabilir. Bu durumlardan biri varsa bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir.

İlgili çalışma alanı Kekemelik Tekrarlar, uzatmalar ve takılmalarla konuşmanın akışının bozulduğu kekemelikte çocuk, ergen ve yetişkinler için değerlendirme ve terapi.

İlgili yazılar

Kaynaklar

  1. American Speech-Language-Hearing Association. (t.y.). Stuttering, cluttering, and fluency [Practice portal]. https://www.asha.org/practice-portal/clinical-topics/fluency-disorders/
  2. Chang, S.-E., Garnett, E. O., Etchell, A., & Chow, H. M. (2019). Functional and neuroanatomical bases of developmental stuttering: Current insights. The Neuroscientist, 25(6), 566–582. https://doi.org/10.1177/1073858418803594
  3. Frigerio-Domingues, C., & Drayna, D. (2017). Genetic contributions to stuttering: The current evidence. Molecular Genetics & Genomic Medicine, 5(2), 95–102. https://doi.org/10.1002/mgg3.276
  4. National Health Service. (2023). Stammering. https://www.nhs.uk/conditions/stammering/
  5. Reilly, S., Onslow, M., Packman, A., Wake, M., Bavin, E. L., Prior, M., Eadie, P., Cini, E., Bolzonello, C., & Ukoumunne, O. C. (2009). Predicting stuttering onset by the age of 3 years: A prospective, community cohort study. Pediatrics, 123(1), 270–277. https://doi.org/10.1542/peds.2007-3219
  6. Royal College of Speech and Language Therapists. (t.y.). Stammering overview. https://www.rcslt.org/speech-and-language-therapy/clinical-information/stammering/
  7. Smith, A., & Weber, C. (2017). How stuttering develops: The multifactorial dynamic pathways theory. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 60(9), 2483–2505. https://doi.org/10.1044/2017_JSLHR-S-16-0343

Mete Orçun Bayrakdar

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Hacettepe Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunu. Yüksek lisansını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde tamamladı, İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde doktora eğitimini sürdürüyor.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .