İçeriğe geç
Liya Psikolojik Danışmanlık Merkezi · Ümitköy, Çankaya / Ankara Yüz yüze ve online görüşme 0530 948 55 32
Mete Orçun Bayrakdar Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Ses

Ses kısıklığı neden olur?

Mete Orçun Bayrakdar, Uzman Dil ve Konuşma Terapisti 5 dakikalık okuma

Kısa yanıt

Ses kısıklığının en sık nedenleri soğuk algınlığıyla gelen akut larenjit ve sesin aşırı ya da zorlanarak kullanılmasıdır. Ses tellerinde nodül ve polip, sigara, bazı ilaçlar, sinir sistemi hastalıkları ve daha seyrek olarak kanser de ses kısıklığı yapabilir. Nedeni, gırtlağın görüntülendiği bir KBB muayenesi ortaya koyar.

Ses, gırtlaktaki (larinks) ses tellerinin birbirine yaklaşıp akciğerlerden gelen havayla titreşmesiyle oluşur. Nefes alırken ses telleri birbirinden ayrılır. Ses tellerinin titreşimini ya da kapanmasını bozan her durum ses kısıklığına yol açar (American Academy of Otolaryngology–Head and Neck Surgery Foundation [AAO-HNSF], 2018). Ses pürüzlü, nefesli, zorlanmış, zayıf ya da çabuk yorulan bir hâl alabilir.

Hekimler bu tabloya disfoni der. AAO-HNSF'nin klinik uygulama kılavuzu disfoniyi, iletişimi ya da yaşam kalitesini bozan bir ses değişikliği olarak tanımlar. Değişiklik sesin niteliğinde, perdesinde, şiddetinde ya da ses üretmek için harcanan çabada olabilir. Kılavuza göre insanların yaklaşık üçte biri yaşamının bir döneminde disfoni yaşar (Stachler vd., 2018). Ses kısıklığı kişinin fark ettiği belirtiyi, disfoni ise klinisyenin saptadığı ses üretim bozukluğunu anlatır.

Kısa süreli ses kısıklığı

Ses kısıklığının en sık nedeni akut larenjittir. Soğuk algınlığı, solunum yolunun viral enfeksiyonu ya da sesin zorlanması ses tellerinde şişliğe yol açar (AAO-HNSF, 2018). Kılavuza göre ses kısıklığına burun akıntısı, ateş ve halsizlik gibi yeni başlamış belirtiler eşlik ediyorsa ses değişikliği büyük olasılıkla kendiliğinden geriler. Kılavuz, ses kısıklığı için antibiyotiğin rutin olarak reçete edilmemesini güçlü biçimde önerir (Stachler vd., 2018).

ABD'de yaklaşık 55 milyon kişilik bir sağlık sigortası veritabanında 536.943 kişiye disfoni tanısı konmuştu. En sık tanılar akut larenjit, nedeni belirtilmemiş disfoni, ses tellerinin iyi huylu lezyonları ve kronik larenjitti (Cohen vd., 2012).

Sesin aşırı ya da zorlanarak kullanılması

Kılavuza göre birkaç haftada geçmeyen ses kısıklığının belki de en sık nedeni sesin aşırı kullanımıdır (Stachler vd., 2018). Bağırma, çığlık atma, sık boğaz temizleme, öksürme ve sesi olağandan tiz ya da kalın kullanma ses tellerini zorlar. Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (ASHA) bu zorlanmaya fonotravma adını verir (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA], t.y.).

Uzun süren zorlanma ses tellerinde nodül, polip ve kist gibi iyi huylu lezyonlara yol açabilir (AAO-HNSF, 2018). Nodüller, ses tellerinin karşılıklı yüzlerinde oluşan küçük, nasır benzeri kalınlaşmalardır. Bazı kişilerde ise ses tellerinin yapısı normal olduğu hâlde ses verimsiz ve zorlanarak üretilir. ASHA, kas gerilimi disfonisini bu işlevsel ses bozuklukları arasında sayar. ASHA ayrıca nodülleri çocuklarda ses kısıklığının başlıca nedenlerinden biri olarak anar, ama tek neden olmadığını vurgular (ASHA, t.y.).

Sesini mesleği için yoğun kullananlar

Kılavuz, sesini yoğun kullanan meslek gruplarında disfoninin daha sık görüldüğünü belirtir. Öğretmenler, şarkıcılar, avukatlar, çağrı merkezi çalışanları, aerobik eğitmenleri, din görevlileri ve antrenörler bu gruplar arasında sayılır (Stachler vd., 2018). Kılavuza göre sesini geçimi için kullanan kişilerde erken değerlendirme gerekir.

Öğretmenler en çok incelenen gruptur. ABD'nin Iowa ve Utah eyaletlerinde rastgele seçilen 1243 öğretmen ve öğretmen olmayan 1288 kişiyle telefonla görüşüldü. Görüşme sırasında ses sorunu yaşadığını bildirenler öğretmenlerde %11,0, diğerlerinde %6,2 idi. Yaşam boyu ses sorunu yaşama oranı öğretmenlerde %57,7, öğretmen olmayanlarda %28,8 bulundu (Roy vd., 2004). Kadın olmak, 40–59 yaş aralığında olmak ve ailede ses sorunu bulunması da geçmişte ses sorunu yaşamakla ilişkiliydi.

Reflü, sigara ve ilaçlar

Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Mide içeriği gırtlağa ve yutağa ulaştığında larengofaringeal reflüden söz edilir (AAO-HNSF, 2018). Kılavuz, gırtlak görülmeden ve yalnızca belirtilere bakılarak reflüye bağlanan ses kısıklığında reflü ilacı reçete edilmemesini önerir. Kılavuza göre larengofaringeal reflü yalnızca ses belirtilerine dayanarak tanılanmamalıdır (Stachler vd., 2018). Öneri, göğüste yanma gibi reflü belirtilerinin tedavisini kısıtlamaz. Gırtlak muayenesini de içeren bir değerlendirmeyle reflüden şüphelenilen kişilerdeki ilaç kullanımı da önerinin dışında kalır.

Sigara, kılavuzun ayrıca üzerinde durduğu bir risk etkenidir. Kılavuza göre sigara içmek, Reinke ödemi denen polip benzeri ses teli şişliğiyle ilişkilidir. Lökoplaki denen beyaz plaklar ve en önemlisi baş-boyun kanseri riski de artar. Sigara içen kişideki ses kısıklığında gırtlağın gecikmeden görüntülenmesi önerilir (Stachler vd., 2018). Cohen vd.'nin (2012) sigorta veritabanı çalışmasında disfoni tanısı alanların %2,2'sinde gırtlak kanseri vardı. Oran en yüksek 70 yaş üstü erkeklerdeydi.

Bazı ilaçlar da sesi etkileyebilir. Kılavuza göre astım ya da KOAH için kullanılan inhaler steroidler gırtlakta tahrişe ya da mantar enfeksiyonuna yol açabilir. Kılavuzun örnek listesinde mukozayı kurutan antihistaminikler ve idrar söktürücüler, kan sulandırıcılar ve bazı hormon ilaçları da yer alır (Stachler vd., 2018). Kullanılan bir ilacın hekime danışmadan bırakılmaması gerekir.

Sinir sistemi ve diğer tıbbi nedenler

Kılavuz ses kısıklığı yapabilen durumları geniş bir yelpazede sayar. Nörolojik nedenler arasında ses teli felci, spazmodik disfoni, esansiyel tremor, Parkinson hastalığı, ALS ve multipl skleroz bulunur (Stachler vd., 2018). Spazmodik disfoni, gırtlak kaslarını etkileyen bir distoni türüdür ve istemsiz kas kasılmalarıyla seyreder. Ses teli felci çoğunlukla bir ameliyet, viral hastalık ya da yaralanmadan sonra görülür ve zayıf, nefesli bir sese yol açabilir (AAO-HNSF, 2018).

İleri yaşta ses tellerinde incelme (atrofi) ve buna bağlı ses kısıklığı sık görülür. Kılavuza göre bu tablo birinci basamakta çoğu zaman tanı almadan kalır. Romatolojik ve otoimmün hastalıklar, alerji, KOAH ve gırtlak travmaları da nedenler arasındadır (Stachler vd., 2018). ASHA ayrıca kronik stres, kaygı ve depresyonla ilişkili psikojenik ses bozukluklarını tanımlar ve bunların seyrek olduğunu belirtir (ASHA, t.y.).

Nedeni kim belirler?

Ses kısıklığının nedeni yalnızca sese kulak vererek anlaşılamaz. Kılavuz, nedenin belirlenmesinde gırtlağın görüntülenmesini, yani larengoskopiyi temel sayar (Stachler vd., 2018). ASHA'ya göre nodül, polip ve tümör gibi organik bozuklukların tanısını yalnızca KBB hekimi koyabilir (ASHA, t.y.). Kılavuz, ses terapisine başlanmadan önce larengoskopi yapılmasını ve sonucun dil ve konuşma terapistine iletilmesini önerir.

Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?

Kılavuz, 4 hafta içinde düzelmeyen ses kısıklığında larengoskopi önerir. Sigara içme, boyunda kitle ya da nefes almada güçlük gibi durumlarda süre beklenmez. Ayrıntılar sürekli ses kısıklığında değerlendirme zamanlamasını ele alan yazıda yer alıyor. KBB muayenesinden sonra ses terapisi uygun görülürse bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir. Ses bozukluklarında değerlendirme ve terapi süreci ses bozuklukları sayfasında anlatılıyor.

İlgili çalışma alanı Ses Bozuklukları Ses kısıklığı, seste çabuk yorulma, ses kaybı ya da ses şiddetinde azalma yaşayan yetişkinler ve çocuklar için KBB muayenesiyle birlikte ses terapisi.

İlgili yazılar

Kaynaklar

  1. American Academy of Otolaryngology–Head and Neck Surgery Foundation. (2018). Hoarseness. ENT Health. https://www.enthealth.org/conditions/hoarseness/
  2. American Speech-Language-Hearing Association. (t.y.). Voice disorders [Practice portal]. https://www.asha.org/practice-portal/clinical-topics/voice-disorders/
  3. Cohen, S. M., Kim, J., Roy, N., Asche, C., & Courey, M. (2012). Prevalence and causes of dysphonia in a large treatment-seeking population. The Laryngoscope, 122(2), 343–348. https://doi.org/10.1002/lary.22426
  4. Roy, N., Merrill, R. M., Thibeault, S., Parsa, R. A., Gray, S. D., & Smith, E. M. (2004). Prevalence of voice disorders in teachers and the general population. Journal of Speech, Language, and Hearing Research, 47(2), 281–293. https://doi.org/10.1044/1092-4388(2004/023)
  5. Stachler, R. J., Francis, D. O., Schwartz, S. R., Damask, C. C., Digoy, G. P., Krouse, H. J., McCoy, S. J., Ouellette, D. R., Patel, R. R., Reavis, C. C. W., Smith, L. J., Smith, M., Strode, S. W., Woo, P., & Nnacheta, L. C. (2018). Clinical practice guideline: Hoarseness (dysphonia) (update). Otolaryngology–Head and Neck Surgery, 158(1_suppl), S1–S42. https://doi.org/10.1177/0194599817751030

Mete Orçun Bayrakdar

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Hacettepe Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunu. Yüksek lisansını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde tamamladı, İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde doktora eğitimini sürdürüyor.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .