Parkinson hastalığında en çok ses etkilenir. Ses alçalır, tek düzeleşir ve konuşma zor anlaşılır hâle gelebilir. Kişi kendi sesini olduğundan yüksek algılayabilir. Değişikliği çoğu zaman önce yakınları fark eder.
Parkinson hastalığında hareketleri başlatmayı ve sürdürmeyi sağlayan devreler etkilenir. Konuşma da hareketle üretildiği için bu değişiklikten payını alır. Konuşma ve ses sorunları hastalığın seyri boyunca sıklık ve şiddet olarak artabilir (Herd vd., 2012).
Avustralya'da 200 kişiyle yapılan bir çalışmada, sohbet örnekleri ses, akıcılık ve artikülasyon açısından değerlendirilmiştir. Ses, en erken ve en sık etkilenen özellik olarak bulunmuştur. Artikülasyon ve akıcılıkla ilgili güçlükler daha sonraki aşamalarda belirginleşmiştir (Ho vd., 1999).
Seste neler değişir?
Sesin alçalması çoğu kişide ilk fark edilen değişikliktir. Ses ayrıca kısık, nefesli ya da gergin duyulabilir. Konuşmanın ezgisi düzleşir ve vurgular azalır. Ulusal Nörolojik Hastalıklar ve İnme Enstitüsü, kişilerin alçak sesle ya da tonu az değişen düz bir sesle konuşabildiğini belirtir. Konuşmaya başlamadan önce duraksama, sesleri yutarak söyleme ve çok hızlı konuşma da görülebilir (National Institute of Neurological Disorders and Stroke [NINDS], 2026).
Bazı kişilerde konuşma yavaşlar, bazılarında ise hızlanır. Araya giren hızlı akışlar ve belirsizleşen ünsüzler anlaşılırlığı düşürür (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA], t.y.). Yorgunlukla ve ilacın etkisinin azaldığı saatlerde tablo değişebilir.
Kişiler hangi değişiklikleri bildiriyor?
İsveç'te 188 kişinin katıldığı bir anket çalışmasında katılımcıların %92,5'i iletişimle ilgili en az bir belirti bildirmiştir. En sık bildirilenler zayıf ses, kelime bulma güçlüğü, belirsiz artikülasyon ve sohbette konudan uzaklaşmadır (Schalling vd., 2017).
Aynı çalışmada katılımcıların dörtte biri ile üçte biri arasında bir bölümü iletişime katılımının kısıtlandığını belirtmiştir. Yarıdan fazlası konuşmasının zaman zaman utanmaya yol açtığını bildirmiştir. Dil ve konuşma terapisi hizmeti almış olanların oranı %45'tir (Schalling vd., 2017). Bulgular İsveç'teki bir gönüllü örnekleme aittir.
Kişi kendi sesinin kısıldığını neden fark etmez?
Yakınların sık dile getirdiği bir gözlem, kişinin uyarılmadıkça sesini yükseltmemesidir. Küçük bir çalışmada ses şiddeti düşük olan 15 Parkinson hastası ile 15 sağlıklı kişi karşılaştırılmıştır. Hastalar daha alçak sesle konuşmuş, buna karşın kendi seslerini kontrol grubundan daha yüksek algılamıştır. Hastalar hem okuma hem de sohbet sırasında kendi ses şiddetini olduğundan yüksek tahmin etmiştir (Ho vd., 2000).
Bulgu, "sesini yükselt" uyarısının neden yalnızca kısa süre işe yaradığını anlamaya yardımcı olur. Kişi yeterince yüksek konuştuğunu duyduğu için ayarı geri çeker. Terapide sesin nasıl algılandığı üzerinde ayrıca çalışılır.
Yutmada da değişiklik olur mu?
Yutma güçlüğü Parkinson hastalığında sık görülür ve her zaman dile getirilmez. Bir meta-analizde kişilerin kendi bildirimine dayanan çalışmalarda oran %35, aletli yöntemlerle yapılan ölçümlerde %82 bulunmuştur. Yazarlar, hastaların sorulmadıkça yutma güçlüğünü anlatmadığını ve bu konuda etkin davranılması gerektiğini belirtir (Kalf vd., 2012).
Öksürük, boğulma hissi, yemeğin ağızda kalması ya da yemek sonrası ıslak ses dikkate alınmalıdır. Belirtiler yutma bozukluğunun belirtileri yazısında, değerlendirme ve terapi süreci yutma bozuklukları sayfasında anlatılıyor.
Terapi ne sunar, kanıt ne diyor?
Bir Cochrane derlemesi, terapi ile terapi almama durumunu karşılaştıran üç randomize çalışmayı incelemiştir. Toplam 63 katılımcı bulunan derlemede iki çalışmadan 41 kişinin verisine ulaşılmıştır. Metin okuma sırasında ses şiddeti bir çalışmada 6,3 desibel, diğerinde 11,0 desibel artmıştır. Bir çalışmada altı ay sonra da artış sürmüştür. Konuşmanın tek düzeliği ve artikülasyonla ilgili ölçümlerde anlamlı fark bulunmamıştır (Herd vd., 2012).
Derlemenin yazarları, katılımcı sayısının azlığı ve yöntem sorunları nedeniyle terapinin etkinliği konusunda kesin sonuca varılamayacağını belirtir. Büyük ve iyi tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu yazarlar (Herd vd., 2012).
Terapide sesin şiddetine yönelik yoğun yaklaşımlar kullanılır. Ses şiddetini artırmaya yönelik çalışmanın artikülasyona ve rezonansa da yansıyabildiği bildirilmiştir (ASHA, t.y.). Konuşmayı yavaşlatma, cümleleri kısa tutma, ortam gürültüsünü azaltma ve dinleyiciyle yüz yüze olma gibi düzenlemeler de ele alınır. İlerleyici hastalıklarda amaç, iletişimi her aşamada olabildiğince korumaktır (ASHA, t.y.).
İlaç tedavisi konuşmayı düzeltir mi?
Levodopanın konuşmaya etkisi, hareket belirtilerine etkisi kadar açık değildir. Küçük bir çalışmada katılımcılar gece boyunca ilaç almamış, ertesi gün ilaç öncesinde ve sonrasında konuşmaları ölçülmüştür. İlacın etkili olduğu dönemde ses şiddeti artmış ve konuşma hızlanmıştır. Aynı dönemde ses şiddetinin konuşma sürdükçe düşmesi daha belirgin hâle gelmiştir. Perde ve artikülasyon değişmemiştir (Ho vd., 2008).
Yazarlar, ortaya çıkan değişikliğin kişinin konuşma özelliklerine göre yararlı olabileceğini ya da olmayabileceğini belirtir (Ho vd., 2008). İlaç düzeniyle ilgili kararlar nöroloji hekimine aittir.
Ne zaman değerlendirme düşünülebilir?
Aşağıdaki durumlarda bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması düşünülebilir:
- Yakınların sık sık tekrar istemesi ya da telefonda anlaşılmakta zorlanma
- Sesin gün içinde belirgin biçimde alçalması ya da çabuk yorulması
- Konuşmanın hızlanması, belirsizleşmesi ya da tek düzeleşmesi
- Yemek sırasında öksürük, takılma hissi ya da tekrarlayan akciğer enfeksiyonu
- Kişinin telefon görüşmelerinden ve kalabalık ortamlardan kaçınmaya başlaması
Ses kısıklığı uzun sürüyorsa gırtlağın kulak burun boğaz hekimi tarafından muayene edilmesi gerekir. Parkinson hastalığının tanısı ve ilaç tedavisi nöroloji hekimi tarafından yürütülür. Konuşma değerlendirmesi ilaç tedavisinin yerine geçmez, onunla birlikte planlanır.
Dizartrinin ne olduğu dizartri nedir yazısında, değerlendirme ve terapi süreci ise dizartri ve konuşma apraksisi sayfasında anlatılıyor.
İlgili yazılar
- Dizartri nedir?Dizartri, konuşma kaslarının kontrolündeki bozulmayla ortaya çıkan nörolojik bir konuşma bozukluğudur. Nedenleri, belirtileri ve afaziden farkı.
- Yutma bozukluğunun belirtileri nelerdir?Yemek sırasında öksürme, ıslak ses, kilo kaybı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonu yutma bozukluğunu düşündürebilir. Sessiz aspirasyon ve değerlendirme.
Kaynaklar
- American Speech-Language-Hearing Association. (t.y.). Dysarthria in adults [Practice portal]. https://www.asha.org/practice-portal/clinical-topics/dysarthria-in-adults/
- Herd, C. P., Tomlinson, C. L., Deane, K. H. O., Brady, M. C., Smith, C. H., Sackley, C. M., & Clarke, C. E. (2012). Speech and language therapy versus placebo or no intervention for speech problems in Parkinson's disease. Cochrane Database of Systematic Reviews, 2012(8), Article CD002812. https://doi.org/10.1002/14651858.CD002812.pub2
- Ho, A. K., Bradshaw, J. L., & Iansek, R. (2000). Volume perception in parkinsonian speech. Movement Disorders, 15(6), 1125–1131. https://doi.org/10.1002/1531-8257(200011)15:6<1125::AID-MDS1010>3.0.CO;2-R
- Ho, A. K., Bradshaw, J. L., & Iansek, R. (2008). For better or worse: The effect of levodopa on speech in Parkinson's disease. Movement Disorders, 23(4), 574–580. https://doi.org/10.1002/mds.21899
- Ho, A. K., Iansek, R., Marigliani, C., Bradshaw, J. L., & Gates, S. (1999). Speech impairment in a large sample of patients with Parkinson's disease. Behavioural Neurology, 11(3), 131–137. https://doi.org/10.1155/1999/327643
- Kalf, J. G., de Swart, B. J. M., Bloem, B. R., & Munneke, M. (2012). Prevalence of oropharyngeal dysphagia in Parkinson's disease: A meta-analysis. Parkinsonism & Related Disorders, 18(4), 311–315. https://doi.org/10.1016/j.parkreldis.2011.11.006
- National Institute of Neurological Disorders and Stroke. (2026, 23 Temmuz). Parkinson's disease. https://www.ninds.nih.gov/health-information/disorders/parkinsons-disease
- Schalling, E., Johansson, K., & Hartelius, L. (2017). Speech and communication changes reported by people with Parkinson's disease. Folia Phoniatrica et Logopaedica, 69(3), 131–141. https://doi.org/10.1159/000479927
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti
Hacettepe Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunu. Yüksek lisansını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde tamamladı, İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde doktora eğitimini sürdürüyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Bireysel değerlendirme, tanı veya bir sağlık profesyonelinin görüşünün yerine geçmez. Son güncelleme: .